Günümüzde iletişim sektörünün ülkemizdeki hacmi 25 Milyar Dolar seviyesine yaklaştı. Bu büyüklüğün yaklaşık %70’ini hizmetler, geri kalan bölümünü ise büyük oranda ithalata dayanan yazılım, donanım ve cihaz pazarı oluşturuyor. Dünyadaki gelişmesinin paralelinde ülkemizde de 1994’ten günümüze kesintisiz büyüyen ve günlük yaşamımızdan iş yaşamımıza her alanda sağladığı önemli katma değerle vazgeçilmez aracımız haline gelen mobil iletişimin sağladığı bu önemli faydanın yanında ülkemiz açısından beraberinde yarattığı önemli sorunlardan biri de ithale dayalı olan cihaz piyasasından kaynaklanıyor.
1994’ten 2009 yılı sonuna kadar kayıtlı ve kayıtsız ülkemize getirilen cihaz sayısı 136 Milyon seviyesinde olup cari CIF fiyatları ile ödenen toplam tutar yaklaşık 27,5 Milyar Dolar oldu. 2009 Yılı sonu itibarı ile mevcut abone sayısı dikkate alındığında yaklaşık 72 milyon adet cihazın atıl hale geldiği hesaplanmaktadır. Bunun parasal değeri ise yaklaşık 18 milyar Dolar’ı buluyor.
MOBİSAD, neredeyse tamamı ithal olan ve ortalama kullanım süresi incelendiğinde verimli kullanılmadığı anlaşılan mobil iletişim cihazlarından kaynaklanan bu yükü hafifletecek ve sınırlı da olsa tekrar kazanca dönüştürecek bir projeyi gündeme getiriyor. Gazi Üniversitesi Maliye ve Vergi Hukuku Araştırma Merkezi ile işbirliği içinde geliştirilen proje; ikinci el cihaz ticaretinde KDV oranının %18 den %1 e çekilerek, bu alışverişin önemli ölçüde kayıtlı yapılan ticaret haline getirilmesi öngörülüyor. Bu sistem dahilinde perakende ve yetkilendirilmiş servis ağı ile toplanan cihazların bakım ve onarımları yapılmış ve garantilendirilmiş bir şekilde yeniden iç ve dış piyasaya arzları mümkün olabilecek. Yapılan tahminlerle proje, sadece bu boyutu ile “0” TL vergi geliri olan bir ticaretten devletin yılda 12,4 Milyon TL vergi geliri elde etmesini, bu konuda gerekli şartlara haiz yetkilendirilmiş teknik servis ağı ile yaklaşık 800 kişinin istihdamını, tüketicinin güvenle 2.el cihaz alması nedeniyle yeni cihaz ithalatının kısmen de olsa düşürülmesini ve 2. el cihaz ihracatının kayıt içinde yapılmasını sağlayacak.
Projenin diğer boyutu; bugüne kadar sağlıklı ve devamlılık arz eden çözüme kavuşturulamayan, yapılan çalışma ve düzenlemelerin çok sığ kaldığı elektronik atık yönetimi ile ilgili. Proje, atıl duruma gelen ve kullanılmayacak durumda olan cep telefonlarının gene aynı ağ tarafından tüketicilerden toplanarak düzenlemelere uygun şekilde dönüştürülebilir materyallerinin tekrar kazanımını, çevre kirliliğinde önemli riskler taşıyan, cep telefonu ve aksesuarlarında mevcut olan berilyum, bor, civa, kadmiyum ve kurşun gibi son derece tehlikeli materyallerin imhasının sağlanmasını da kapsıyor. Sadece şu an itibarı ile, 2009 yılı sonuna kadar atıl duruma gelen yaklaşık 72 milyon adet cep telefonu bulunuyor.